Donuk omuz sendromu, omuz eklemindeki uzun süreli ağrı ve hareket kısıtlılığı ile kendini gösteren bir durumdur. Tıbbi literatürde buna adeziv kapsülit denir ve omuz eklemini çevreleyen kapsülün iltihaplanıp sertleşmesiyle oluşur. Omuz kapsülü normalde esnek olup omuzun geniş hareket yelpazesiyle çalışmasını sağlar; ancak bu kapsül iltihaplandığında ve yapıştığında omuz hareketleri belirgin şekilde kısıtlanır, hatta günlük basit aktiviteler bile zorlaşır. Bu durum genellikle 35–60 yaş arası kadınlarda daha sık görülür ve tedavi edilmezse aylar hatta yıllar süren kronik bir sorun haline gelebilir.

Donuk omuz sendromu çoğunlukla belirli bir tetikleyici olmadan ortaya çıkabilir; nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte omuz eklem kapsülündeki iltihap ve skar dokusunun (yapışıklıkların) gelişmesiyle ilişkilidir. Bu skar dokusu, eklem kapsülünün esnekliğini kaybetmesine ve kapsül içi hacmin daralmasına neden olur. Bazı risk faktörleri arasında önceki omuz travmaları, cerrahi girişimler sonrası uzun süre hareketsizlik, diyabet, tiroid hastalıkları ve diğer bazı sistemik durumlar yer alır.

Donuk omuz genellikle yavaş başlangıçlıdır ve üç ana evrede seyreder. İlk aşamada, omuzda hareketle artan ağrı vardır ve omuz giderek daha az hareket eder. Ardından “donma” evresine geçilir; bu dönemde ağrı bir miktar azalabilir ancak omuz neredeyse tamamen tutuk hale gelir. Son aşamada ise “çözülme” başlar ve zaman içinde omuzun hareket açıklığı yavaş yavaş iyileşir. Bu süreç toplamda aylar hatta yıllar alabilir.

Tanı genellikle klinik değerlendirme ile konulur. Hekim, omuzun aktif ve pasif hareket açıklığını ölçer, ağrı ile hareket sınırlamasının niteliğini değerlendirir ve diğer olası omuz sorunlarını dışlamak için görüntüleme yöntemlerini gerektiğinde kullanır. Röntgen görüntüleri diğer patolojileri ekarte etmeye yardımcı olabilir; manyetik rezonans görüntüleme (MRI) ise kapsülün kalınlaşma ve daralma gibi değişikliklerini gösterebilir. Erken tanı, tedavi planının belirlenmesi açısından önemlidir.

Donuk omuz sendromunun tedavisi, genellikle ilaç tedavisi, fizik terapi ve hareket egzersizleri ile başlar. Ağrı ve inflamasyonu azaltmak için non‑steroid anti‑inflamatuar ilaçlar veya omuz içine yapılan kortikosteroid enjeksiyonları önerilebilir. Fizik tedavi programları, omuz eklemini yumuşakça esnetmek ve hareket açıklığını artırmak üzere kişiye özel planlanır; bu egzersizler zamanla omuz kapsülünü gererek skar dokusunun kırılmasına yardımcı olur ve fonksiyonel iyileşmeyi hızlandırır.

Eğer konservatif tedaviye rağmen omuzdaki tutulma ve ağrı belirgin olarak devam ederse, ileri vakalarda cerrahi tedavi düşünülür. Artroskopik kapsül gevşetme gibi yöntemlerle omuz kapsülündeki yapışıklıklar açılır ve eklem hareketleri artırılır. Bu tür cerrahi müdahaleler, ciddi hareket kısıtlılığı ve yaşam kalitesini düşüren durumlarda etkili olabilir; ameliyat sonrası da fizik tedavi ile iyileşmenin desteklenmesi önemlidir.

Donuk omuz sendromu ağrılı ve hareket kısıtlılığına yol açabilen bir durumdur ancak erken tanı ve kişiye özel tedavi ile çoğu hasta uzun vadede önemli ölçüde iyileşme gösterir. Fizik tedavi, egzersiz ve gerekli durumlarda enjeksiyonlar ya da cerrahi yaklaşımlar, omuz fonksiyonunun geri kazanılmasına katkı sağlar ve hastanın günlük yaşam aktivitelerine dönüşünü destekler.